Değişim yapabilmek için yazılarımızı nasıl düzenleyelim?

128 Views No Comment

Önceki yazımızda değişim amaçlı yazma ve konuşmayla ilgili altı noktaya işaret etmiştik. Bu yazımızda, yine her noktayı kısa tutarak aynı konuyu işlemeye devam edeceğiz.

Bir konuyu işleme tarzınız veya yaklaşımınız konunun kendisi kadar önemlidir.

Yazımızda ele alınan konu bireysel zevkler, monologlarla işlenmemeli,  işleniş dili sade ve basit olmalıdır. Öyle ki dil, üslup veya hislerimiz mevzunun kendisini gölgelememelidir.

Yazınız mutlaka okuyucuya davranış değişikliği teklif etmelidir.
Her fikir küçük bir fenerdir. Teşekkür: @almalah1411

Her fikir küçük bir fenerdir. (Teşekkür: @almalah1411)

Yazınızdan istenen sonucun doğması için okuyucunuza konunuzla ilgili davranış değişiklikleri teklif etmeniz gerekir. Değişimi amaç almayan bir düşünce veya davranışın değişimi hedef almadığı bir yazıda böyle bir sonuca yol açamaz.

Yukarıda insanların ancak insani değerler ve değişim için fedakârlık yapacaklarını söylemiştik. Bunun için öncelikle okuyucunun değişime inandırılması ve hazırlanması gerekir.

Türkiye’de ise sanki herkes, her şeyi, her an kabul etmeye hazırmış gibi kaygısız, sorumsuz bir konuşma ve yazma geleneği vardır. Onun için her yazılan “havanda su dövme”ye dönüşmektedir. Bu durum, biraz da iddia sahiplerinin de toplumdan ümitlerini kesmiş olmaları, hatta bazen değişim istememelerinden kaynaklanmaktadır. Onun için öncelikle yazıp çizenlerin kendilerini değişim yapma ihtiyacına inandırmaları ve değişmeleri gerekir.

Değilse mevzunuz sadece “muhabbet etme” ye dönüşebilir. Mesela, fayda söz konusu olduğunda tefsir okumaları bile değişim bakımından etkisiz hale gelebiliyor. Bizim katılma imkânı bulduğumuz tefsir okumalarının birinde ciddi bir ilim aleyhtarlığının o ortamda gerekli tepkiyi almadığına, ötekinde değişime karşı büyük bir korkunun olduğuna, diğerinde ise genel olarak uzun süreli bir içine kapanmışlığın hâkim olduğuna şahit olduk. Böyle birey veya topluluklar toplumu değiştiremezler.

Yazıda ele alınan konu yeterli sayıda ve derecede tekrar edilmelidir.
Fikrinizi vaha haline getirin_Anakaynak_Libya_@magicearth_

Fikrinizi ada değil, bir vaha haline getirin (Teşekkürler: Anakaynak_Libya_@magicearth_)

Hiçbir konu bir tek yazıyla zihinlerde yer edemez, davranış değişikliğine yol açamaz, değişim yapamaz. Onun için yazı konusu belli aralıklarla ve plânlı olarak tekrar edilmelidir. Ta ki orada bir davranış değişikliği meydana getirene kadar. Buna uygun yarı Türkçe, yarı Arapça bir deyim vardır: Et-tekrarü ahsen, velevkane yüzseksen. İyi olanı, yüz seksen kere bile olsa tekrar etmelidir! Tabi burada tekrar sayısı ve şekli konusunda dikkat etmek gerekir.

Konu daha da önemliyse kampanyalar şeklinde işlenmelidir.

Bir konuda kampanya değişimin daha geniş bir alana yayılması, daha uzun süreli ve etkili bir sonuç için yapılır. Bu durumda farklı medya da kampanyada yer almalı ve iş planlanmış, hatta projelendirilmiş halde ve ortaklıklarla yürütülmelidir.

Yazının konusu tazelenerek ele alınmalıdır

Isıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen bir konu kimsenin ilgisini çekmez veya etki yapamaz. Bir evde mutfaktan gelen taze kokular “acaba yemekte ne var?” merakını uyandırır. Hâlbuki bizler, okuduklarımız konusunda çoğunlukla “temcit pilavı”yla karşılaşırız.

Söz ve yazılarımız mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır
Her fikir taze bir filizdir. Teşekkürler: BademDalı_@AnnaMyrha

Resim_Bademdalı: Her fikir taze bir filizdir. (Teşekkürler @AnnaMyrha)

Unutmayın ki bir fırın ekmek bir anda yenmez. Bir yazı okumakla on tane davranış geliştirilemez. Onun için yazılarınız, kolay sonuçlar çıkarılabilecek, davranışa ve eyleme dönüştürülebilecek şekilde basit olmalıdır.

Yazılarınızın sonuna mutlaka bir sonuç, tavsiye veya öneriler bölümü ekleyiniz.

Eğer “laf olsun diye” yazmıyorsanız, yazınızı okutmayı başardığınız kişiden bir beklentiniz olmalıdır. Bunu okuyucunuza hissettirmelisiniz. Değilse -affedersiniz- “laf olsun” diye yazmış olursunuz. Sizi okuyan da tebessüm edip geçer.

Sonuç veya önerileriniz yazı konusuyla ilgili spesifik davranışlara işaret etmeli ve bu hususlarda yol göstermelidir.

Resim: Öne çıkarılmış görsel – Her fikir bir yenilik elçisidir. Teşekkür: @dlmiussdf

Yazıyı Paylaşırmısınız

About the author

A.Ü. DTCF mezunu. İngiltere, Sheffield Üniversitesinde Enformasyon Yönetimi, İsrail'de Kırsal Bölgesel Kalkınma Planlaması Post Graduate Study. Yanınlanmış çalışmaları: Söz İncileri; Divan Edebiyatından Seçilmiş Beyitler (2. baskı), Önce Söz Vardı; Fıkıh, Edebiyat ve Tasavvuftan Seçmeler. İlgi alanları: Yenilik, değişim, Gelişme. Uzmanlık alanı: Proje Yönetimi.

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked (required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Michio Kaku: “Hepimiz bilim insanı olarak dünyaya geliriz.”
ÇOCUKLAR! SOSYAL MEDYAYI KULLANMASINI BİLİYOR MUSUNUZ?
Örümcek Adamın yaratıcısı: iyi, doğru fikirlerinizden hemen vazgeçmeyin
DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR MİSİNİZ?

EVET, DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ. Nasıl mı? Değişim yapabilmek için önce onu anlamak ve inanmak gerekir: Zaman gibi, tarih de sona ermedi, olmaya, oluşmaya ve yapılmaya devam ediyor. Dünya var olduğu sürece de devam edecek. Değişime çok yakın olduğumuz, içinde yaşadığımız, hatta biz de değişime tabi olduğumuz için onu göremiyoruz. Ama görmüyoruz diye değişimi görmezlikten gelemeyiz, inkâr edemeyiz. Tıpkı dünyanın döndüğünü göremediğimiz gibi.

KEŞİF: CEZERİ’NİN OLAĞANÜSTÜ MAKİNELERİ
“Söz İncileri” Kitabından Beyitler Açıklamalarıyla birlikte 1044 beyit

Ey gönül bu aşkla bu sevda seni
Eder muhannete kul yavaş yavaş
*
Ümitleri, Hayalleri ve Korkularıyla İnsan Halleri...
Görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ...

Alev ALATLI NE DİYOR?


Helâl - Yasal kopukluğunun insanlığı getirdiği yer: Kadim değerlerle rabıtası zedelenen özgürlüklerin şerden yana bükülmesini önlemenin yollarını bulmamız gerekir. 21. y. yılın en yaman toplum projesi, helâl olanı yasal olanla örtüştürmek olsa gerektir. (A. ALATLI)

KİTAP: Önce Söz Vardı; Mantık ve Hukuk İlkeleri, Ünlü Özdeyişler, Terkipler

Ba’de harâb’il-Basra…

(Mecazi) Basra harap olduktan sonra. İş işten geçtikten sonra.

Görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ...

OSMANLI MUSİKİSİ – HASRET

Yaratılışı anlamadan varlık üzerinde fikir yürütmek yanlış, hatta fahiş sonuçlara götürebilir: Fıtrat bilgisinden mahrum olan Freud, annenin yavrusunu emzirmesini, "anneye iftira" denebilecek şekilde yorumlamıştı. Diğer taraftan fıtratı anlamak da ilim gerektirir. Bilimsel çalışma ister. Bu videoda görünen anne köpeğin davranışı sadece seyredilmeye değil, ondan çok incelenmeye değer davranış örneğidir.

VİDEO: SUYA SURET ÇİZEN ADAM
Mart 2019
P S Ç P C C P
« Şub    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Süper Ay, FOTO: YAĞIZ KARAHAN İstanbul
KAĞIT UÇAK UÇUŞU

"Kolay" deme! Basit olanı bilmeyen zor olanı öğrenemez. "Kolay"dan geçemeyen, zor olana varamaz. Her yolculuk, ilk adımla başlar...
Kağıt uçak uçuşu dünya rekorunu elinde bulunduran John Collins'in. (Harvard Üniversitesi Tasarım Mühendisliği Enstitüsü)