Bozukluk ve Huzursuzlukların Kaynağı Üzerine

386 Views No Comment

İnsan yığınlarının toplum olmasını kolaylaştıran önemli unsurlardan biri güvendir. Birbirlerine güven duyan insanlar ancak bir sistemin üyeleri haline gelerek toplum kurarlar.

Öyleyse iyi bir toplum inşa edilebilmesi ve hayatta kalabilmesi onu meydana getiren insanlar ve unsurlar arasında güvenin olmasına bağlıdır. Güven, insanların kendilerini emniyette hissetmeleri demektir. Medeniyetin temel esaslarından olan “Beş emniyet” ilkesinin değeri bu bakımdan önemlidir. [i]

Emniyet ve güven birkaç sebepten tehlikeye girebilir veya ortadan kalkabilir:

-Deliler, megalo-manyaklar veya hak, hukuk, adalet değerlerinden yoksun olan kişi veya kümelerin insanların haklarını doğrudan çiğnemeleri,

Asanörler_Brad Hodgas

Asanörler_Brad Hodgas

-Yaratılış hikmetinden yoksun bir kısım insanların diğerlerine karşı herhangi bir şekilde üstünlük taslamaları, kibir göstermeleri, başkalarına hükmedilmesini istemeleri, kıskanmaları ve bu yüzden yalan, gıybet, dedikodu, tecessüs,* iftira ve nefret gibi çirkinlikleri yaymaları.

Ne var ki, yukarıdaki kesimlerin insanların emniyetini ve güveni tehlikeye atmalarını görmek kısmen kolaydır. Çünkü bu yapılanlar çok iyi gizlense de isteyen insanlar tarafından kolaylıkla görülüp anlaşılabilir. Görülmesi zor ama kötülükler üreten asıl fiiller ve haller, bir toplumun üyelerinin çoğunluğunun kendi elleriyle yol açtıkları sıkıntılardır. Bunlar öyle yaygındır ki, artık “toplumun yaptıkları” gözüyle bakabiliriz:

Bu unsurlar çok masum görünmelerine, çok zaman fark edilmemelerine rağmen, istemli olarak değil ama sonuçları itibariyle insanlar arasında düzeni, uyumu, birliği, beraberliği,  emniyeti bozar, güven ve huzuru tehlikeye atarlar. Bu sınıftaki unsurlar, bir organizma haline gelen insanları (toplumu) küçük şeylerden başlayarak böler, aralarına nifak ve tefrika sokar, yollarını ayırır, huzurlarını bozarlar. Belki sonunda insanların bir kısmı bu yapılanlara karşı haklarını aramak, diğerleri ise bunları yapmaya devam edebilmek için dayanışma içine girer ve taraflaşarak çeşitli yoğunluklarda ve zamanlarda çatışırlar.

Bu insanların yapıp ettiği, toplumun huzurunu bozan şeyler, insanların bireysel veya toplumsal hayatlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan iş ve işlemlerdir. Bunlar; ev kurmak, yiyecek bulmak, geçimlerini sağlamak, su temin etmek, sokak veya mahalle kurmak, bağ-bahçe, tarla, çiftlik kurmak, yollar yapmak, bir yerden diğer bir yere gitmek, bir işyeri veya ticarethane açmak, buralarda üretim yapmak, üretileni nakletmek veya ticaretini yapmak, diğer hizmetler veya devlet idaresi gibi sayısız işlerdir. Bunlara eğitim almak, inanmak ve inandığını yaşamak, temiz hava almak, gün ışığını görmek gibi şeyleri de ekleyebiliriz.

İşte bu ve benzer işlerde yollar, yöntemler, yaklaşımlar ve usuller tutulmadığında; kurallar, kaideler, ilkeler, normlar gözetilmediğinde insanlar tarafından masumane bir şekilde yapılan her bir şey kurtlar ve güveler gibi toplumun bünyesine girip kumaşını kemirirler.

Bu işlerin yapılma tarzı, kullanılan araçların ve tekniklerin gelişmişliği, insanların bunlarla ilgili becerileri ve alışkanlıkları üyeleri birbirine bağlar veya ayırır. Diğer taraftan bunları işletmek ve yararlanmak için tutulan yollar, insanlar arasında yeni bağlar tesis eder veya var olan bağları zedeler, hatta bazen koparır. Anlaşmazlıklara sebep olur, huzursuzluğun kaynağı haline gelirler.

Enginde uyum;_@Saba_Noor10

Enginde uyum;_@Saba_Noor10

Örnekleyecek olursak; aşağıdaki haller insanların yararına olması gereken bu işleri en azından bir kesime zarar verecek hale getirebilir, emniyetsizlik, güvensizlik ve huzursuzluk sebebi olabilirler:

Bu işlerdeki keyfi ve nefsi davranışlar, yanlışlar ve eksikler, noksanlık ve nâkıs haller, aşırılıklar, ifrat ve tefritler; diğer şeylerle olan uygunsuzluk ve uyumsuzluklar düzensizliklere ve huzursuzluklara sebep olurlar.

Diğer taraftan bu işlerdeki bozukluklar, hileli haller, helaller ve haramlar, eğrilikler, dar görüşlülük, kısa vade veya kısa mesafe görüşler kötülüklere sebep olurlar. Mesela, alışverişlerde hak ve kuralların gözetilmemesi, akrabalık ve arkadaşlıkların kuralları gölgelemesi toplumsal dokuda kirlenmelere yol açabilir. Aynı şekilde tartıların uygunsuzluğu, üyelerin iş yaparlarken, birbirlerine borç alıp verirken anlaşma, sözleşme vs. yapmaması, vaadinden dönme veya ahde vefasızlık sosyal yapılarda delinme ve değerlerde aşınmaya sebep olur. Yine, devlet hizmetlerinden yararlanmakta eşitsizlik insanları bölebilir, var olan bölünme hatlarını daha da keskinleştirebilir. Bu yüzden devlet, “insanlara hizmet” ve emniyet aracıyken, bir emniyetsizlik aracı ve ele geçirilmesi gereken bir kale haline gelebilir!

O halde ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Bu iş ve işlemlerin kötülükler doğurmadan yapılabilmesi için insanın zihnen, bedenen ve ruhen bunları tam ve doğru olarak yapabilecek şekilde yetişmesi gerekir. Diğer taraftan toplumsal iradenin de işlerinde, zamanın şartlarının gerektirdiği nitelikleri bulundurmaları için insanları hazırlaması, teşvik etmesi, hazırlanmış olanları kabullenmeye hazır olması ve bu amaçla ödül-ceza sistemlerini geliştirmesi gerekir. Toplum iyiliği ve eksiksizliği aramıyorsa ve kabule hazır değilse eğitimlerin bir faydası olmaz. O durumda eğitim, en aşağı dereceye, sadece çocuklara lazım olan bir araç durumuna düşürülür!

Güve, odun, kumaş ve kürk gibi şeylere musallat olan çeşitli cinsten böcek ve kurtçuklara verilen ortak ad. Hiç de zararlı gibi görünmüyor!

Güve, odun, kumaş ve kürk gibi şeylere musallat olan çeşitli cinsten böcek ve kurtçuklara verilen ortak ad. Hiç de zararlı gibi görünmüyor, değil mi!

İnsanlar, yukarıda saydığımız ve bunların benzeri durumlarda, hal hareket ve davranışlarını değiştirmezlerse onların ortak hayatlarının ve hallerinin değişmesini, gelişmelerini ve huzur bulmalarını beklemek boşunadır.

Onun için günümüz toplumlarında bir veba haline gelmiş bulunan ideolojik taraflaşmalardan önce insanların bu ortak kusurlarının, yanlışlarının hatta suçlarının bilinmesi, görünür hale getirilmesi ve ortadan kaldırılması için çalışılması gerekir. Bir toplumda, toplumun iyiliğine çalışmanın, iyiliği yaymanın ve kötülüğü defetmenin ilk ama -basit gibi görünse de- en çetin yolu bu olsa gerekir.

(Gelecek yazımızda diğer önlemler üzerinde duracak, önerilerimizi sunacağız)

RESİMLER

– Hayatın manasını bulmak: Japon_Emmy van Deurzen
– Asanörler_Brad Hodgas_‏@ajarmfield
– Enginde uyum: @Saba_Noor10
– Güve: www.hakkindabilginedir2016.com

[i] 1-Canın korunması, 2-Aklın korunması, 3-Dinin korunması, 4-Neslin korunması, 5-Malın korunması
* Tecessüs: (İsim) Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma

Yazıyı Paylaşırmısınız

About the author

A.Ü. DTCF mezunu. İngiltere, Sheffield Üniversitesinde Enformasyon Yönetimi, İsrail'de Kırsal Bölgesel Kalkınma Planlaması Post Graduate Study. Yanınlanmış çalışmaları: Söz İncileri; Divan Edebiyatından Seçilmiş Beyitler (2. baskı), Önce Söz Vardı; Fıkıh, Edebiyat ve Tasavvuftan Seçmeler. İlgi alanları: Yenilik, değişim, Gelişme. Uzmanlık alanı: Proje Yönetimi.

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked (required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.