Kur’an Rehberliğinde Evrensel Adalet Sistemi ve Günümüz Müslümanları

No Comment 120 Views

İbrahim AKGÜN

İnsanlar yeryüzünü imar ederek, toplum halinde ve düzen kurarak yaşarlar. Her düzen veya toplum, yalnız kendilerinin değil, başka toplum ve toplulukların ve diğer yaratılmışların da varlığını tanıyıp gözeterek sistem inşa eder. Her din, doktrin, ideoloji veya felsefe gibi İslam da iyi bir düzen, toplum, millet ve devlet inşa etmeyi veya kurulu sistemi kendi değerleri ve dinamikleriyle iyileştirmeyi gerektirir. İslam açısından iyi veya ideal bir sistem adaletle yürüyen sistemdir.

Adaletle işleyen bir düzen inşa etmek için temel insani ve ahlâki değerlere ihtiyaç vardır. Doğruluk, açıklık,  dürüstlük, sözünde durmak, sözü ile fiili aynı olmak, aldatmamak, denge ve düzen kurmak, güvenilir olmak, işini iyi yapmak, hak gözetmek ve adalet gibi kavramları bazı değerlerimiz olarak sayabiliriz. Değerler (kıymet hükümleri), doğruluğu herkesçe kabul edilen hükümlerdir. Kuran’la gelen değerler aynı zamanda Yüce Allah’ın emirleridir. Değerler (erdemler) insana verilen kodlar ve tohumlardır. Toplumlar ve sistemlerin yapı taşları, sosyal oluşumların mayası, ilimlerin kapsını açan anahtar sözcükleridir. Toplum değerlerle insan yetiştirir, kurumlar kurar, kendini inşa eder. (Değerleri hakkıyla anlamak için Değerler Okur-Yazarlığı ve İslam Değerler Sistemini bilmek gerekir. Bunun için yine bu sitemizdeki “Değerler Sistemi Nedir?” yazımıza bakılabilir)

Bu yazımız ve devam edecek birkaç yazımızla Kuran’dan bir ayet-i kerimeyi rehber alarak Adalet Sistemi inşa etme üzerinde çalışacağız. Adalet kavramı; ahlâk, akılcılık, hukuk, din, eşitlik ve hakkaniyet gibi çeşitli açılardan ele alınmıştır. Biz de bir ayetten yararlanarak insanlığın bu ortak değeri ve idealini işlemeye çalışacağız. (Ancak baştan belirtelim ki, biz bir tefsir çalışması içinde değiliz. Biz sosyal bilimlerle çalışıyoruz) Bu düşünceden hareketle, öncelikle ayeti anlamak ve gerekli verileri elde etmek için rehber aldığımız ayette sosyolojik analizler yapacağız. Bu yazıda ayet metninde yer alan esasları (değerler) ve usulü (metot) açığa çıkarmaya ve bunların günümüz insanı için ne mana ifade ettiğinden kısaca bahsedeceğiz. Bunların devamında ve gelecek yazılarımızda, süreç boyunca öğrendiklerimizle bir adalet sisteminin inşa edilmesi için tezler ve teklifler ileri süreceğiz. (Yapacağımız analizler, analiz sonucu elde ettiğimiz bulgular, bulgulara yüklediğimiz mana ve bunlarla bir adalet sistemi inşa edilmesine dair tekliflerimiz elbette kendi fikirlerimiz olmaktan ibarettir)

Böylece analizle başlayan çalışmamız Birleşik Adalet Sistemi inşa etmeye kadar gidecektir. Takdir edersiniz ki bu uzunca bir süreçtir. Onun için süreç boyunca yaptığımız tespitler hakkında burada bazı önbilgiler  vermek istiyoruz: Çalışmamızla, rehber aldığımız ayeti analiz ederken ve bir adalet sistemi için veriler ararken, özellikle adalet konusunda şimdiye kadar görmediğimiz, duymadığımız önemli hususlarla karşılaşacağız. Bizim için yeni sayılan süreçler, uygulama metotları ve modelleri, yönetim teknikleri ve teknolojilerle tanışacağız. Mesela çalışmamız ilerledikçe,”emanetler”in insanın en geniş sorumluluk alanı, aynı zamanda adaletin önemli boyutu olduğunu ve adaletin sosyal altyapısını teşkil ettiğini göreceğiz. Bu kadar önemli bir değer olan emanetlerin günümüz okumuş Müslümanları tarafından idrak edilmediği hatta istismar edildiğini ve gelecek nesillerin hakkından çalacak kadar hoyratça harcanmakta olduğunu göreceğiz!

Diğer taraftan; Yüce Allah’ın, Müslüman-gayrimüslim ayırımı yapmadan evrensel bir adalet sisteminin kurulmasını emrettiğine, bu görevi Müslümanlara yüklediğine şahit olacağız. Ayrıca ve çok önemli bir husus olarak; ayetten şu önemli iki kuralı da çıkaracağız: 1- Adalet hiçbir yerde hazır bulunmaz, adalete tepeden inilmez, ancak inşa edilerek erişilebilir. İnşa, insani değerlerle olur. 2-Adalet, bütüncü bir dünya görüşünün eseridir. O, ancak sistem kurularak inşa edilebilir ve hayata geçirilebilir. Yüce Allah değerleri, kodları ve ölçüleri verir, insan onlarla sistem inşa eder, düzen kurar. (Bu noktadan baktığımızda ve henüz burada saymadığımız unsurları da hesaba katarak, elli yıldır adalet adına havanda su dövdüğümüzü anlayacağız)

Toplum Adaleti İnşa Ederken Adalet de İnsanı İnşa ve İhya Eder

Ayetin getirdiği muhteşem metodolojiyle, insan adaleti inşa ederken, adaletin de insanı inşa ve ihya ettiğini göreceğiz. Çünkü bu ayet metodolojisine göre adalete, onu inşa ederek ve öncelikle insanın çevresi ve kamu düzeni gibi alanlar düzenlenerek gidilebilir. Bu itibarla, ayetin gösterdiği yolla çıplak adalet değil, çevre, sosyal çevre, kamu düzeni ve yönetim gibi alanlar öncelikle adaletle inşa edilecek ve işleyecek, bu sistemler adalete veriler sağlayacak, katkıda bulunacaktır. Bu açıdan bakıldığında, aynı zamanda bir adalet ağından veya adalet döngüsünden bahsediyoruz. (Burada kısaca saydığımız bütün konu ve hususları iddia olarak bırakmayacağız, gelecek yazılarımızda uygulamalı olarak işleyeceğiz)

Ayete hakim metodoloji bize “yönetim” ve “sistem” kurmakta bilimden yararlanmanın ve “din ile bilimin” birlikte çalışmasının eşsiz imkânlarını sağlıyor! Böylece yüzyıllardır Müslümanların cehaletinin esiri olan İslam’ın, ilimle bu esaretten kurtulmasının yolu da açılıyor. İnananlar şimdiye kadar İslam-ilim beraberliğini, Kuran’da ilim hakkında ayetlerin varlığıyla ispatlamaya çalışıyordu. Halbuki rehber aldığımız ayet, yüce Allah’ın adalet gibi emirlerinin hayata geçirilmesi ve insanların ihtiyacı olan düzenlemelerin yapılması için ilme ihtiyaç olduğunu ve ilimden yararlanmanın yolunu gösteriyor. Yani bu ayet, aynı zamanda “bilimsel bilgi”den faydalanmanın ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu yolla adaletle başlayan ama adaletten daha geniş bir gelişme sürecinin kapısını aralıyor. Çünkü ancak “bilimsel bilgi, yeni teknolojiler geliştirmemize, sorunları çözmemize ve hem bireysel hem de kolektif olarak bilinçli kararlar almamıza imkân tanır.”[i] Bu da bilimin yolunu açar. (Din-bilim ilişkisini, bu ayet üzerinden gelecek yazımızda örneklerle işlemeye çalışacağız)

Aynı şekilde; ülkede on yılları alacak adaleti inşa veya iyileştirme sürecinin yüksek bir toplumsal kabiliyet gerektirdiğini, öte yandan sistemi inşa etmeyi başaran toplumların, adım adım kabiliyetlerinin gelişeceğini, devam edilmesi halinde toplumun çok daha geniş ölçekli bir kalkınma ve gelişme sürecine girmesinin yolunun açılacağını fark edeceğiz. Bu durum, basit bir benzetme ile, insanın kaslarının iş yaptıkça gelişip güçlenmesi gibidir. Öyle ki; neredeyse, “gelişmek, kalkınmak isteyen bir toplum adaletle işleyen bir sistem kursun, kurduğu adalet sistemi onu geliştirir” diyeceğiz. Bu durum, adaletin içine yerleştirilmiş hikmet ve nimet olsa gerektir ki, açıklaması da zor değildir.

Bu genel girişten sonra, şimdi bize rehberlik edecek Nisa Sûresi, 58. ayet mealini vererek ve metni analiz ederek amacımız olan adaleti inşa için çalışabiliriz:

“Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adalete uygun tarzda hüküm vermenizi emreder. Allah bununla, size ne de güzel öğüt veriyor!.. (Ayetin ikinci yarısını gelecek yazımızda metodoloji üzerinde değerlendirmemizle birlikte vereceğiz) [ii] [iii] [iv]

Bir şeyi tam olarak anlamak, ona müdahale edebilmek veya onunla iş yapabilmek için önce o şeyin en küçük birimine (yapıtaşı) ulaşmak gerekir. Canlılarda hücreyi, maddede atomu bilmek bu örneklerdendir. İnsanlık ancak bunları çözdükten sonra canlılar ve maddeyle daha yakın ilişki kurabilmiş, onlardan daha çok faydalanmanın yolunu bulmuştur. İyi bir toplum veya cemiyet inşa etmek, iyi bir düzen kurmak veya mevcudu iyileştirmek için de insani ve ahlâki değerleri iyi tanımak gerekir. Çünkü sosyal sistemlerin en küçük yapı taşı değerler ve erdemlerdir. Bu noktadan bakıldığında, Kuran’ın en küçük yapı taşları bazen ayetler, bazen de ayetlerin içindeki adalet, merhamet, liyakat, iyi yönetim, doğruluk ve dürüstlük gibi kavramlar ve değerlerdir. İnsana erdemli bir toplum inşa imkânı veren de bu değerlerdir. Bu düşünceden hareketle biz de öncelikle rehberimiz olan ayette yer alan değerleri (kavramlar) kısaca tanıtmak istiyoruz:

İlk tespitimiz olarak şunu söyleyebiliriz: Rehber aldığımız ayette beş ana kavram (değer yargısı, kıymet hükmü) yer almaktadır: ① Emanetler, ② Liyakat, ③ Hükmetme, ④ Hüküm Verme, ⑤ Adalet. İkincisi; ilk dört kavramın her biri inşa edilecek bir adalet sisteminin büyük blokları, altyapı veya mücavir/çevre sistemleridir. Üçüncüsü; bu kavramların her biri, adalete yönlendirilmiş olmakla birlikte, aynı zamanda kendi içlerinde çokça adalet değerlerini taşımaktadır. Doğruluk, dürüstlük, açıklık, ölçü, denge ve düzen, helal ve haram, yetki  ve sorumluluk, güven, hak ve yükümlülükler, iyi yönetim, eşitlik (hakkaniyet) gibi değerler bunlardan bazılarıdır. Onun için Adalet Sistemi, öncelikle bu kavramların ilgili oldukları alanların inşa edilmesiyle başlayabilir. Dördüncü incelik olarak; adalet, bu kavramlar arasında ana tema ve değerler hiyerarşisinde üstün değer konumundadır.

Bu metodolojinin gereği olarak, analiz ve değerlendirme çalışmalarında aşağıdaki şekilde hareket etmek faydalı olacaktır:

1-Yapacağımız ilk şey ayetleri dikkatle analiz ederek içlerindeki kavramları (değerler) açığa çıkarmaktır.
2-Sonra bulduğumuz kavramları tarif etmek -varsa- ilişkili olduğu veya yakın değerlerle bağlarını kurmak.
3-Her bir kavramın amacına bakılarak, gerektirdiği hizmete göre sistemi kurgulamak. Bu, basit bir sistem olabileceği gibi, rehber ayette olduğu gibi, birden fazla kavramın gerektirdiği birleşik sistem de olabilir.
4- Çok önemli bir husus olarak kavramın daha iyi anlaşılması, gerektirdiği sistem ve o sistemin inşa edilmesi için ilgili bilim dalıyla ilişkisinin kurulması. (Bilim Dalları için Dewey Onlu Sınıflama Sistemine bakılabilir) Bu husus oldukça önemlidir, çünkü yalnız dini bilgilerle, nakille, meal ve tefsirle, oradan buradan toplanmış bilgi kırıntılarıyla veya malumatfuruşlukla yeni bir şey ortaya konulamaz, sistem kurulamaz, hizmet ihdas edilemez, teknoloji veya artı değer üretilemez, insanların sorunları çözülemez. (Bu yolla aynı zamanda Müslümanlara bilimin yolu açılacaktır. Bunu ileriki yazımızda işleyeceğiz)

Değerlendirme ve Adalet Sistemini Uygulama ve İnşa Metodolojisi

Rehber ayetimiz, kapsadığı esaslara ve metoda göre kolaylaştırılmış bir algoritma, proje olarak tasarlanmaya uygun kısa bir metin ve amacı adalet olan bir sistem kurulması için eşsiz bir imkân sunuyor. Yine çok önemli bir husus olarak; her üç durumdaki ortak payda, adaletin amaç olarak atanmış olmasıdır. Bu disiplinlere göre, amacı veya hedefi olan bir metin sadece bilgi amaçlı ve statik bir metin olmaktan çıkar, hayata geçirilmesi kolaylaştırılmış dinamik bir yapıya dönüşür. (Bunun için bu sitemizdeki Kültür Dinamikleri yazımıza bakılabilir)

Başka bir açıdan bakarak; ayeti esaslar (değerler) ve usul (metot) açısından analiz ettiğimizde, önce esasların, sonra usulün yer aldığını görüyoruz. Bu düzen, ayetin uygulama amaçlı olduğunu gösterir. Ayrıca proje tasarımı ve yönetimi konusunda bilgi sahibi olanlar, ayette yer alan değerlerin bir hiyerarşi içinde verilmiş olduğunu ve sıralamanın uygulama amaçlı olduğunu görür. Söz konusu kavramlarla bir süreç veya sistem tasarımı yapacak veya bir proje tasarlayacak olsak biz de böyle bir sıralama yapıyor olurduk. (Not alınması gereken çok önemli bir husus: Ayetten çıkardığımız uygulama yol ve yöntemi bir defaya mahsus değil, Yüce Allah’ın âdeti olarak yer verilmesi gereken evrensel bir yol, yöntem ve metottur. Bize göre bu, Sünnetullah’tan kaynaklanan bir sosyal yasadır. Bilimin görevi de varlıkta yasa aramaktır. Uygun şartların oluştuğu her durumda kavramlar veya değerler için bu metot uygulanmalıdır)

Ayette, bir toplumda adaletin yerleştirilmesini Cenab-ı Allah “emrederek” istiyor! Ayetin ana teması böyle ise, onu yerleştirecek olan bizler de adaletin iyilik ve güzelliklerini anlatmak yerine, bir adalet sistemini doğrudan inşa etme üzerinde çalışacağız. Buna göre bize rehberlik eden ayet üzerinden adaleti inşa etme yollarını araştıracak, bu amaca göre fikirler, tezler ve teklifler geliştireceğiz. Adalet hakkında teorik bilgi vermekle uğraşmayacağız, uygulama yol ve yöntemlerini araştıracak, sistemler tasarlayacak, proje fikri geliştirmeye çalışacağız. Burada bir hususta okuyucumuzun dikkatini çekmek istiyoruz: Çalışmamızda, ayette yer alan esaslara (değerler) göre hareket etmek kadar, aynı zamanda ayetin usulü (yol, yöntem, metot) ile hareket edeceğiz. Buradan hareketle, ayetten çıkardığımız ve yukarıda saydığımız metodoloji örneklerine birkaç örnek daha eklemek istiyoruz:

1-İnşa ve ıslah hareketinde sadece sonuca odaklanmak yerine önce süreçlere, sonra sonuca odaklanmak. Ayet-i kerimeye bu yaklaşım hâkimdir. Adalet sonuç, ondan önce gelen kavramlar sistem ve süreçlerdir.
2-Ayette geçen emanetler, liyakat, yönetim ve karar vericilik, birleşik bir adalet sisteminin ön veya alt sistemleridir. Adalete, ancak bu süreçlerin iyi şekilde inşa edilmesi ve yönetilmesiyle erişilebilir.
3-Sistemler veya kurumlar havada inşa edilemez. Her sistem bir altyapı üzerine oturur. Rehber ayetimizde “emanetler” adaletin altyapısı niteliğindedir.
4-Bir sistem ancak halka dayanırsa uygulanabilir. Sistemlerin sürdürülebilirliği halkın istek ve desteğine bağlıdır. Ayette, ’emanetler’le adalet sistemi halktan başlatılmıştır.
5-Müslümanlar arasında geleneksel örgütlenme çürüdüğü ve yer yer zehir saçtığı gibi, okumuşlar arasında İslam değerlerini utandıracak haldedir. Müslümanlar bu çürüme ve çürütmenin bedelini ağır şekilde öder! Bu ayetten hareketle meşru örgütlenme ve toplumsallaşma modelleri geliştirilebilir. (İtalyan Filozofu Roberto Esposito’nun “Communitas” çalışması buna ders konusu olabilir)
6-Ayette geçen “hükmetme”nin karşılığı bilimde “yönetim,” (ayette) “iyi yönetim”dir. Liyakatle oluşturulan iyi yönetim, amacımız olan Bütünleşmiş Adalet Sisteminin merkezi konumundadır.
7-“Adaletle karar alma” yönetimlerin rafine ürünüdür ve bir performans kriteridir. Müslümanlar arasında yaygın hastalık olan şekilciliğe ve lider odaklı anlayışa karşı panzehirdir. Aynı zamanda adaleti halktan başlatmanın diğer yoludur.
8-Sonuç olarak adaletin gerçekleşmesi, emanetlerin liyakatle yönetilmesine, yönetimlerin iyileştirilmesine, yönetim veya yönetim dışı (halk arasında) adaletle kararlar alınmasına bağlıdır.
9-Ayete hâkim olan bu metodoloji Birleşik bir Adalet Sisteminin inşa edilebilirliğini (feasibility), işlerliğini (operability) ve sürdürülebilir olma (sustainability) imkânını arttırmaktadır. (Müslümanlar adaletle yaşamak istiyorlarsa bu ayetten öğrenecekleri çok şey vardır. Bunları sırası geldikçe bu şekilde not etmeye çalışıyoruz)

Yukarıdan beri yaptığımız analiz ve değerlendirmelere göre bir ülkede adalet için, en az 7 (yedi) sistemin inşa edilmesi gerekmektedir. Aşağıda isimlerini saydığımız ve gelecek yazılarımızda üzerinde çalışacağımız söz konusu sistemlerden dört sistem emanetlerden, üç sistem de ayette yer alan değerlerden kaynaklanır.(Bunların devamında gelmesi gereken usulle ilgili üç sistemi gelecek yazımızda ayrıca ele alacağız) Dikkat çekmemiz gereken diğer bir husus ise burada sadece bu sistemlerin isimlerini sayacağız, sistemleri entegre etme (bütünleşik hale getirme) üzerine, ayetten yaptığımız çıkarım ve kendi fikrimiz olarak henüz bir şey söylemiş değiliz. Buna göre Bütünleşik Adalet Sistemi için inşa edilmesi gereken sistemler:

1-Emanet Olarak Çevre Sistemi, 2-Emanet Olarak Sosyal Çevre, 3-Emanet olarak Kamu Düzeni, 4-Emanet Olarak Din (İslam), olmak üzere dört sistem ayette yer alan emanetler kavramından gelir. Liyakat Sistemi (5), Yönetim Sistemi (6), Adaletle Karar Alma Sistemi (7) olmak üzere üç sistem de ayetteki değerlerden gelir. Her sistemde haklar, sorumluluklar, yetki ve özgürlüklerin hayata geçirilmesi, kuralların oluşması, sistemlerin buna göre tasarlanması ve her bir süreç ve sistemin adalet üretmesi gerekir ki bütün sistem sonunda adalet hizmeti verebilsin. (Bahsettiğimiz sistemleri ve bütünleşik hale getirmeyi (entegrasyon) gelecek yazımızda inşa etme üzerinde çalışacağız)

KAYNAKLAR

[i] Understanding Science 101; How science Works; Benefits of Science. BERKELEY University of California. https://undsci.berkeley.edu/understanding-science-101/how-science-works/benefits-of-science/
[ii]Suat YILDIRIM meali
[iii]Bu iki buyruk yani “emanetleri ehline vermek” ve “insanlar arasında adaletle hükmetmek” İslam’ın toplumsal hayattaki hassasiyetini ve evrensel bakışını ortaya koymaktadır… Benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:8, 42; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Mü’minûn 23:8; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8; Me‘âric 70:32. (Mehmet OKUYAN meali)
[iv] Hüküm Vermek (Karar Vermek): Suat YILDIRM; Muhammed ESED; Mustafa İSLAMOĞLU;  meali.

Yazıyı Paylaşırmısınız

About the author

A.Ü. DTCF mezunu. İngiltere, Sheffield Üniversitesinde Enformasyon Yönetimi, İsrail'de Kırsal Bölgesel Kalkınma Planlaması Post Graduate Study. Yayınlanmış çalışmaları: Söz İncileri; Divan Edebiyatından Seçilmiş Beyitler (2. baskı), Önce Söz Vardı; Fıkıh, Edebiyat ve Tasavvuftan Seçmeler. İlgi alanları: Yenilik, değişim, Gelişme. Uzmanlık alanı: Proje Yönetimi.

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked (required)

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.