Gelişememenin kökleri nerededir?

59 Views No Comment

Bir sosyal medya kullanıcısı, kendi hesabında yukarıdaki fotoğrafı paylaşarak, resmin altına aşağıdaki yazıyı yazar:[i]

 

- Geçen sene NY kütüphanelerini, şehirdeki stadyum, müze, hayvanat bahçesi, bütün bahçeler ve spor faaliyetlerinde bulunan yerlerden daha çok (37 milyon) kişi ziyaret etmiş. "Eğer kütüphanelere değer vermiyorsanız bilgiye, kültüre, bilgelik ve hikmete de değer vermiyorsunuz; geçmişin sesini susturuyor, geleceği yaralıyorsunuz." diyor, Amerikalı yazar Neil GAIMAN

Fotoğrafı paylaşan kişi, resim altı yazısına karşılık aşağıdaki cevabı alıyor:

- Bu bilgelik yolundan keşke Vietnam'da, Irak'ta, Afganistan'da görev yapan insanlarını da geçirselermiş, bunca acı izler bırakıp tarihe geçmezlermiş diye düşündüm, bu satırları okurken.

Paylaşımcı, cevaba cevap olarak aşağıdaki metni yazıyor, o ikinci yazısına da cevap geliyor, daha sonra paylaşımcı en son cevabı yazıyor:

- Teşekkürler, ….. Hocam. Tabii bendeniz kitap, kütüphane, okuma haberini ilettim. Yani Batının söylediği ve yaptıkları her şeyle değil, haberin içindeki bir cümle ve kütüphane kullanımı haberiyle ilgiliyim…

- Rica ederim. Bir aya yakın New York Manhattan'ı adım adım gezmiş, gözlem yapmış biri olarak size hak veriyorum. Kütüphaneler çok canlı, şehirlerin kalbi sanki burada atıyor. Tabii üniversite kütüphanelerini söylemeye lüzum yok. Ama aynı kültürle yoğrulmuş bir toplumdan en acımasız insanların da çıkması bir çelişkidir diye düşündüm.

Research_SECI_Permit_Cycle

- Doğru söze ne denir... Ama burada konunun değişmemesi önem taşımaktadır. Belki değerlendirmelerimizde etkili sonuçlara varmak için “yerindelik” ilkesini gözetmek gerekir. Zannederim amaca uygun olarak analiz eden, eleyen bir yaklaşımı benimsemek doğru olur. Hz. Resulün bir Hadisi-i Şerifi konumuzla ilgili yol gösterici olabilir, siz ne dersiniz? "İlim Çin'de de olsa arayıp bulunuz."

Biz Müslümanlar bugün bu hadisin değerini bilmiyoruz, gereğini yapmıyoruz.  Hadis-i şerife göre hareket edeceksek, Batının Doğuya, özellikle İslam Medeniyetine olan düşmanlığı ilim aramaya karışmamalıdır. Çünkü Batının Doğuya karşı olan adaletsizliğiyle Doğunun onlardan ilim almasının birbirine karıştırılması meseleleri anlaşılır olmaktan çıkarır. Üstelik bu karışıklıktan zararlı çıkan biz Müslümanlar oluruz. Zira bugün - bütün ilimler değil ama - ilim orada... Malûm, Batı İslam’dan ilimleri aldığında zamanın düşmanlık ve fanatizmi bugünkünden çok daha ileriydi. Hatta Batı Doğuyu bir canavarlar diyarı gibi biliyordu. Ama onlar yine de ilmi bizden almasını bildiler ve bu yaptıklarında kârlı çıktılar, değil mi efendim...

---------

Tartışma tatlıya bağlanmış gibi görünüyor ama durum hiç de öyle değil. Çünkü konu kitap, kütüphane kullanımı gibi bir bahis iken, gereksiz yere kaydırılmış ve Batının “Vietnam’da, Afganistan’da yaptıklarına” dönüştürülmüş. Tartışma bitse de konu kısırlaştırılmış oluyor. Mesajı yazan muhtemelen bir yazı içinden seçtiği paragrafta kütüphanelerin kullanılmasına, New York gibi dünyanın en ünlü şehirlerinden birinden, belki en ünlüsünden bir örnek almıştır. Orada, kütüphanelere bütün sosyal ve sportif faaliyetlerin toplamından daha çok ilgi olduğunu gösteren bir bölümü seçmiştir.

Research_ZHI-CHENG_WORDLE_20140827-1024x679

Muhatabı ise kütüphaneye, bilgiye, kültüre, bilgelik ve hikmete değer verme, geçmişin sesini duyulur kılma ve geleceği düşünme gibi yüce değerler arasından “Batının bilgeliği” konusunu cımbızlayarak almış, bilgelikten de negatif bir sonuç devşirerek yazıda sayılan yüksek değerlerin üzerini örtmüştür. Hatta Vietnam ve Afganistan gibi Doğu’da travma haline gelen coğrafyaları referans göstererek güçlendirilmiş bir düşmanlıkla, verilen bilgi ile kendisi arasına perde çekmiştir.

Cevap verenin, ifadelerinden akademisyen olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Halk Kütüphaneleri bir yana, sıradan birinin üniversite kütüphanelerinin nasıl çalıştıklarını bilmesi başka türlü mümkün değildir.  Üstelik cevap veren, haber konusu olan “New York Manhattan'ı bir aya yakın adım adım gezmiş, gözlem yapmış biri” olarak konuşmaktadır.

Olayın daha da feci tarafı, alıntı yapılan paragrafta Batının bilgeliğini övmek gibi bir iddia da yoktur. Sadece bilgeliğe değer verin, madem vermiyorsunuz, o halde hiç değilse “geçmişin sesini” duyulur kılın ve geleceği düşünün gibi pozitif değerleri yüceltme gayretinin olduğu görülmektedir.

research_kitap_www.sjsu.edu

Ama akademisyenimiz kendi kariyerine, habere konu olan şehirde “bir ay adım adım gezmiş” olmasına (muhtemelen devlet tarafından akademik bir maksatla gönderilmiştir) ve bütün yapıcı değerlere rağmen haberi ve haberin maksadından farklı yöne dikkat çekmekte, bilgiye ve bilime giden yolu kapatmaktadır. Hem de haberi veren amacını açıkça belirtmesine ve kendisine, Peygamberin gösterdiği yolu hatırlatmış olmasına rağmen!

Bu durum sıradan ve şahsi bir olay değildir. Ülkemizde çok sık rastladığımız ve kültürümüzün içinde bulunduğu ilimle insan arasına perde koymanın gerçek durumunu analitik olarak anlatmaktadır.

Bu basit ama anlamlı olay göstermektedir ki Müslümanlar; bütün sorunlarının kökeninde gelişememeyi, gelişememenin sebeplerini de kendilerinde, yani kendi nefslerinde, yani kültürlerinde aramalıdırlar. Buna büyük bir ciddiyetle eğilmezlerse iyi olmayan halleri daha da kötüye gidecektir!

Ayrıca bakınız: Toplumsal gelişme ve bilgi ihtiyacımız.

[i] Bu olay gerçektir. Yazılara dil ve anlatımı düzeltecek veya kolaylaştıracak küçük müdahaleler yapılmıştır. Ancak diyaloga, anlam değişikliği yapacak veya buna yol açacak bir ekleme, çıkarma yapılmamıştır.

Resimler:

  1. Resim: Kütüphane rafları ve çalışan grup
  2. Resim: ZHI-CHENG_WORDLE_20140827-1024x679 (http://community.mis.temple.edu/zcheng/)
  3. Resim: National Park Service (http://www.nps.gov/seki/planyourvisit/scientific-research-and-collection-permits.htm)
  4. SAN JOSÉ STATE UNIVERSITY; Department of Computer Science (http://www.sjsu.edu/cs/programs/mscs/research/)

 

Yazıyı Paylaşırmısınız

About the author

A.Ü. DTCF mezunu. İngiltere, Sheffield Üniversitesinde Enformasyon Yönetimi, İsrail'de Kırsal Bölgesel Kalkınma Planlaması Post Graduate Study. Yanınlanmış çalışmaları: Söz İncileri; Divan Edebiyatından Seçilmiş Beyitler (2. baskı), Önce Söz Vardı; Fıkıh, Edebiyat ve Tasavvuftan Seçmeler. İlgi alanları: Yenilik, değişim, Gelişme. Uzmanlık alanı: Proje Yönetimi.

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked (required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.