Geleceğin anahtarı ihtiyaçlarımızı bilenin elindedir

449 Views 1 Comment

Değişim olmadan hayatın devamı mümkün değildir. Değişimin ve gelişmenin olabilmesi de öncelikle onlara ihtiyaç duyulmasına bağlıdır. İhtiyaç duyulmayan bir şeyin yokluğu bilinmez, varlığı aranmaz. Rastlantıyla bulunsa bile tanınmaz, bulunanla ne yapılacağı bilinmez.

Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi “İhtiyaç icadın anasıdır” der. İcadın, yani keşiflerin, buluşların, yeniliğin, değişimin ve gelişmenin anahtarıdır. Yani inşa, ihtiyaç üzerinedir. Değilse havada kalır, insanın bütün çabası boşa gider.

20151127_153619

Gelişmek isteyen bir toplumun bu kadar önemli olan “ihtiyaç duyma”nın ne olduğunu bilmesi, tanıması şarttır. Çünkü bir şey anlaşılmadan gereği yerine getirilemez.

Ankara, Dikmen’de bir Hasta Kabul Servisi: Hastane, son yıllarda ortaya çıkan Suriyeli göçmen hastalarının ihtiyaçlarını görmezlikten gelmemiş, panolarına Türkçe duyuruların yanına İngilizce ve Arapça duyuru yapmayı da eklemiş. Ayrıca bankolarından birini “Yaşlı ve Engelli” hastaları için ayırmış. 

Hatta ihtiyaç ilminin, büyük bir değişim dalgasının içinde yol alan, kimi zaman fırtınalarla sarsılan, hatta bölünüp parçalanan bizim gibi toplumlar için bir bilim dalı haline gelmesi gerekir. İhtiyaçlar hakkında yolumuzu aydınlatan klavuzlarımızın sayısız teorilerimizin, önceliklerimizin ve hiyerarşilerimizin olması gerekir.

Bu rehberler yolumuzu aydınlatmazlarsa hayvani ihtiyaçlar giderek gerekli, meşru ve insani olanların yerini alırlar. Bu boşluktan yararlanacak şarlatanlar toplumun önüne düşer, onu uçurumlardan atarlar. Çünkü ihtiyaçları, öncelikleri ve hiyerarşileri tayin edecek ve yönlendirecek olan temel değerlerdir. İnsani değerler söz sahibi değilse nefs, hırs ve hisler, hayali emeller ve hayvani istekler her şeye baskın gelir, önüne geçerler.

ihtiyac-agac_karikatur_Haluk_Mete

Kültürlerimizin ve medeniyetimizin gelişebilmesi “ihtiyaç” nokta-i nazarından (bakış açısı) bakma becerisini göstermemize bağlıdır. İhtiyaç açısından bakmak erdemli ve huzurlu bir toplum inşa etmemizi kolaylaştırabilir mi? İhtiyaç açısından bakmak yüzyıllardır tıkanmış olan zihin damarlarımızı açabilir mi? Akletme melekelerini uyandırabilir mi?

Tümden gelme kolaylığı, ezberleme alışkanlıklarımız, tekrar ve taklit etme tembelliğimiz bu yolla önlenebilir, hiç değilse azaltılabilir mi? Akletme, düşünme ve muhakeme etme yeteneklerimiz bu yolda gelişebilir mi?

İnsanın ve insanlığın ihtiyaçlarını gözetmeden, emirleri ve ezberleri tekrar edip durmanın bizi, kendimizi kapattığımız dairenin dışına çıkaramadığını yaşayarak ve acı çekerek öğreniyoruz.

ihtiyac_ilmi

Geleceğe giden yolda büyük üstadlara, klavuzlara, fenerlere ihtiyacımız vardır. Bu rehberler temel insani değerlerimizdir:

Adalet, insanın eşitliği ve birliği, zenginlik, ahlâk, paylaşmak, birbirimizi sevmek ve saygı duymak, herkesin hakkına ve hukukuna riayet, kendimizi yenilemek gibi değerleri anlamak, doğru yere koymak ve hakkıyla anlam yüklemek gerekir. Hayat tarzımız buradan doğacaktır. Huzurumuz ve mutluluğumuz ve geleceğimiz temel değerleri düstur edinmemize bağlıdır.

Değerlerimizin kaynaklarına (hatta İslam’a) ihtiyaçlarımız açısından değil, ezberlerimiz açısından baktığımız için ayetler, hadisler ve ilmihallerle pratik hayat arasındaki bağlar kopmuş durumdadır. Söz gelimi, İslam’la gelen ve bütün beşeriyete üstün ahlâk ve adalet hizmeti dağıtması gereken “kul hakkı” değer yargısı, bu anlayışımız sonucu kozmetik değer haline dönüşmüştür. Bu kaynak işletilemediği için Müslümanlar fakirleştiler ve insanın hakkı için başka kaynaklara muhtaç hale geldiler, oralardan besleniyorlar.

Sonuç olarak diyebiliriz ki;

İhtiyaç açısından yaklaşım bizde zihin devrimi yapacak cevheri taşıyor gibi görünmektedir. Yeni bir yaklaşım, şimdikinden farklı bir bakış açısı geliştirmek zamanımızı daha iyi anlama ve geleceğimizi inşa etme bakımından kapıyı hayli aralayabilir.

ihtiyac_listesi_mersin_amerikan_koleci

İhtiyaç açısından yaklaşımla bugünün ve yarının muhtemel ihtiyaçlarından yola çıkarak kaynaklarımızdan yararlanmak istediğimizde ondan çok daha fazla cevher elde edeceğimizi ve bu cevherden çok daha fazla yararlandığımızı göreceğiz. Yaralarımızı sarmanın, eksiklerimizi tamamlamanın ve ihtiyaçlarımızı karşılamanın yolu da bu olsa gerekir. Bu basamakları inşa etmeden de geleceğe yürüyemeyiz.

 

 

Resimler

– Ankara, Dikmen’de 19 Mayıs hastanesi Hasta Kabul Servisi. Fotoğrafa izin veren hastane yönetimine teşekkür ederiz.
– Karikatür: Haluk Mete. (http://www.bafrahaber.com/galeri/galeri-haluk-mete.html?s=15)
– Levha: Gülizar Nur AYDIN
– Şekil: http://mersinakk.com/default.php?PageName=2015-2016-IHTIYAC-LISTESI

Yazıyı Paylaşırmısınız

About the author

A.Ü. DTCF mezunu. İngiltere, Sheffield Üniversitesinde Enformasyon Yönetimi, İsrail'de Kırsal Bölgesel Kalkınma Planlaması Post Graduate Study. Yanınlanmış çalışmaları: Söz İncileri; Divan Edebiyatından Seçilmiş Beyitler (2. baskı), Önce Söz Vardı; Fıkıh, Edebiyat ve Tasavvuftan Seçmeler. İlgi alanları: Yenilik, değişim, Gelişme. Uzmanlık alanı: Proje Yönetimi.

Related Articles

1 Comment

  1. Rabia Gümüş

    Neye ihtiyacımız olup olmadığını öğrenmek kolay olmuyor. İnsan burnunun dibinde de olsa ihtiyacını görmeyebiliyor. Göz ancak zihnin hazır olduğu şeyi görür. Zihinlerimiz heva ve hevesten kaynaklanan isteklerle meşgul oldukça eksik, bazen de yanlış olanı göreceğiz. Evet bu yüzden ihtiyaçlarımızın ilmine talip olmalıyız. Bu ihtiyaçların tespiti kadar önemli olan bir şey de inşa sürecinde gösterilecek gayret ve kararlılıktır, diye düşünüyorum…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked (required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.