Niçin planlı yaşayalım, nasıl plan yapalım?

6319 Views No Comment

Hayatı kolaylaştırmanın, aynı zamanda geliştirmenin yollarından biri planlayarak yaşamaktır. Şüphesiz planlayan, aklına geleni yapandan öndedir. Çünkü o ne yapacağını ve ne yaptığını daha iyi bilenlerdendir.

Bu kısa girişten sonra basit bir planlama mantığını nasıl kazanabiliriz, ona bakalım:

Planlı yaşamak böyle bir hayata inanmakla başlar. İnsan değerlerle (inanç nüveleri) inanır. Bir kişide veya toplumda planlama ihtiyacı ve inancı ancak bu değerlerle doğar ve gelişir. Planlı bir hayat tarzını gerekli kılan bazı temel değerlere kısaca göz atalım:

Zaman: Planlı yaşamanın başında zamanin değerini idrak edilmesi gelir. Zaman, iş, insan hayatı, sağlık ve para gibi bütün değerleri kapsayan kuşatıcı bir değerdir. Onun için zaman insan hayatı dâhil, her şeyi etkiler. Ancak zaman ve mekân tasavvuru gelişmiş kültür ve medeniyetler gelişebilir ve ileri gidebilir.

Okuma ve öğrenme: Okuma üstün, evrensel bir değer olduğu gibi insanın gelişmesinin de anahtarıdır. Zira bilmediğine inanan okur. Okuma boş zaman faaliyeti değil, bir çalışma şekli, bir hayat tarzıdır. İnsanın ve yaptıklarının niteliği okumayla gelişir. Kişi her durumda bir okula devam edemeyebilir ama her zaman yanında bir rehber taşıyabilir, evinde iş yerinde  bir okul bulundurabilir.

planlama6Çalışma: Çalışma, yaratılıştan gelen yüksek bir değerdir. İnsan hiçbir zaman boş durmamalı, sürekli bir işte ve uğraşta olmalıdır. Kişinin bozulmaktan sakınmasının yollarından biri çalışmaktır. Size koca bir ömür veriliyor ama bunun ancak kullanabildiğiniz kadarı sizindir. Gerisi heba edilmiştir. Yanı yanıbaşınızda akıp giden bir nehirden ancak içinde yüzebildiğiniz ve oradan aldığınız şu kadar yararlanırsınız.

Çalışmanın meyvesi de üretimdir. Ancak çalışan ve üreten hayata yeni şeyler katabilir. "İnsana çalıştığından başkası yoktur!" diyor Rabbimiz. (Necm Suresi, 39) Çalışma da planlama gerektirir. Zira çalışan planlama ihtiyacı duyar.

Faydalı olma: Bizler çok zaman şahsi işimiz olmayınca işlerimizin bittiğini kabul ederiz. Hâlbuki birey için kendisini kuşatan ve içinde hayat bulduğu bir çevre vardır. Hayatın bir amacı da kendisine hayat veren bu çevreye sürekli bir şey katmaktır. Başkalarını sadece düşünmekle, onlar için iyilik dilemekle veya kimi yardımlarda bulunmakla insanın görevi bitmez. Onun için başkalarına faydalı olmanın üstün bir değer (inanç) haline geldiği toplumlar gelişir ve rahata erişir.

planlama1

İsraf etmeme: İnsan parasını, bir nehirden de alsa kullandığı suyu, elinin uzanabildiği kaynakları ve zamanını boşa geçirmemeli, israf etmemeli, yerli yerinde kullanmasını öğrenmelidir. Planlamak zamanla birlikte sahip olunan diğer nimetleri değerlendirmenin en iyi yollarından ve araçlarından biridir.

Hesap verme: Gelişmiş bir zihin ve kültür hayatın her evresinde, tıpkı hayatımızın sonunda olduğu gibi hesap verilmesi gerektiğine inanır. Çünkü bir şeyin bütününden sorumlu olanın onun bir kısmından da sorumlu olması gerekir. Ayrıca başkalarına hesap verebilmenin yolu, kişinin öncelikle kendine hesap verebilmesinden geçer. Planlamak bu ölçülerle yaşamayı hayat tarzı haline getirmek demektir. Zira ancak planlayan, her plan evresi sonunda değerlendirme yapabilir ve her şeyden önce kendine hesap verebilir.

Gelişme: İnsan sürekli ilerlemez ve gelişmezse yerinde sayar. Başkaları gelişip ileri gittikleri için de zaman geçtikçe aynı varlığını muhafaza etse bile gerilemiş olur. Zihnen, ruhen, kabiliyetleri ve melekeleriyle gelişmek hayatımızı devam ettirebilmenin önemli yollarından biridir. Planlamak hedeflerimiz istikametinde ilerlemenin ve ilerlemeyi ölçme ve değerlendirmenin bir aracı haline gelir.

Şimdi, yukarıda saydığımız değerler ışığında hayatımızı ve işlerimizi planlamayla ilgili kimi basit gerçekleri kısaca ele alabiliriz:

Plan yapmak: Zamanımızı yıllık, aylık, haftalık ve günlük olarak planlamak gerekir. Bunlar arasında en kıymetli olanı günlük planlardır. Günlük planlar, daha uzun vadeli planlamanın adeta yapı taşı veya icra organıdır.

Günlük planlama, her günümüzden en iyi yararlanma amacını taşır. Günlük planlamada bir gün öncelikle kısımlara ayrılmalı ve buna göre değerlendirilmelidir. Bu devrelerde neyin, nasıl, ne kadar zamanda ve kiminle yapılacağı karar altına alınmalıdır. Planlarımızla, yapacağımız işler gerçekçi ve dengeli olarak bir güne dağıtılmalıdır.

aladag_medenilesme4

Bir günün kısımları: Bir günü kendimize göre olduğu gibi günün doğal kısımlarına göre (sabah, öğle, akşam) de planlayabiliriz. Daha ayrıntılı planlama için bir gün beş kısma ayrılabilir. Bu bakımdan daha ince bir plana ihtiyaç varsa bu namaz vakitlerini esas alarak yapılan bir planlama olabilir. Bunun anlamı günü yaratılış itibariyle daha iyi kavramaktır. Bu planlamayı namaz kılan da, kılmayan da yapabilir. Çünkü zamanımızı böyle planlamak bizi kuşatan ve kanunlarına tabi olduğumuz fıtrata göre yaşamaktır. Zira her vakitle gelen enerji (hayrı, bereketi) ayrı özelliktedir.

Beş kısmın anlamı: Günü beş kısma ayırmak, kanıksanmış olan üç vakte göre daha ayrıntılı bir dilimleme olduğu gibi, her kısımla insana gelen güç ve o kısma kültürel olarak yüklenmiş anlamdan yararlanmak içindir. Mesela, sabah erken kalkmış olmakla diğer günlere ve insanlara göre güne daha önde başlamış oluruz. Erken kalktığımızda, diğer günlerde “nasıl geçtiğini bilmediğimiz”  zamanın aslında ne kadar çok olduğunu yaşayarak öğrenebiliriz.

Beş kısma daha ayrıntılı olarak bakıp zamanımızı ortak akıldan yararlanarak daha iyi değerlendirebiliriz:

Beş kısımdan sabah, rızkın dağıtılmaya başlandığı saatler, öğle gününüzü yarıladığınızı haber veren bir hatırlatma, ikindi, günün bitmeye doğru gittiğini haber veren bir uyarıcı olur. Bu fıtri (yaratılıştan gelen) bir ayırımdır ve horozlar bile bizi bundan haberdar eder. Akşam bir çalışma gününün bittiğini ve bütün günün son safhasına girildiğini, yatsı ise gününüzün bitmiş olduğunu ve bir değerlendirme ve muhasebe yapılması gerektiğini hatırlatır. Bu değerlendirmenin anahtar sorusu şudur:

Ben bugün ne yaptım?

Ama daha da önemlisi:

Ben bugün kimin için ne yaptım?

Bundan sonra günün sonunda, bir günün her şeyiyle kapatılması ve ertesi gün için bir fikrin uyanması gerekir. Çünkü her “yarın” “dün gece”den başlar. Yarın için bir planı olan erken yatar ve ancak erken yatan erken kalkabilir.

planlama4

Anı yaşamak: Zamanımızı ve planlarımızı değerlendirmenin daha etkin bir yolu bulunduğumuz anı yaşamaktan geçer. Bazı insanlar buna yaşanan anın tadını çıkarma gözüyle bakarken diğerleri de ondan toplumun da faydasına olarak en iyi şekilde yararlanmak isteyebilir. Anı, nasıl geçirdiğimiz geride bıraktıklarımızdan anlaşılabilir.

Yukarıdan bu yana hep zaman açısından planlamaya baktık. Aynı şekilde yaptığımız iş açısından da planlama yapabiliriz. Diyelim ki, işimizi dikey veya yatay olarak anlamlı kısımlara ayırarak her işin, nasıl yapılması gerektiğini ve bu iş için gerekli zaman ve diğer kaynakları planlayabiliriz.

Hedef tayini: Planlamak hedef belirlemek demektir. Etkin planlama hedef tayiniyle olur. Planla bölünen zamanın her dilimi için yani o zamanın sonunda ulaşılacak, ölçülebilir, değerlendirilebilir en az bir hedef göstermek gerekir. Önceden ne yapacağımızı ve nereye varılabileceğini bilelim ki yaptıklarımızda başarımız ölçülebilsin. Yanı, ben bugün öğleye, ikindiye yahut saat 19' a kadar şunu/ şunları yapacağım gibi…

Değişim: Her zaman dilimi sonunda ve hedeflerimize ulaştığımızda, neyi değiştirdiğimizi ve ne kadar değişim yapabildiğimizi değerlendirmek gerekir. Zira planlamak, değiştirmek demektir. Değişim hedef alınmamışsa hiçbir şey değişmeyecek, her şey aynı kalacak demektir.

Bütün bunların sonunda şunu söyleyebilir miyiz? Planlı yaşamak medeni insanın hayat tarzıdır. Sorumluluk almak ve öncelikle kendimize hesap vererek yaşamayı seçmektir. Sürekli gelişme ve ilerlemenin yolu planlamaksa, planlamada başarılı olmanın yolu da inanmaya ve planlarımıza sadık kalmaya bağlıdır. Unutmayalım, planlamak yapmak içindir.

RESİM VE TASARIMLAR

– Öne çıkarılmış görsel: http://affirmyourlife.blogspot.com/2009/08/planning-affirmations.html (Thank you)

– Bu yazıdaki tasarımlar için Gülizar Nur AYDIN'a teşekkür ederiz.

Yazıyı Paylaşırmısınız

About the author

A.Ü. DTCF mezunu. İngiltere, Sheffield Üniversitesinde Enformasyon Yönetimi, İsrail'de Kırsal Bölgesel Kalkınma Planlaması Post Graduate Study. Yanınlanmış çalışmaları: Söz İncileri; Divan Edebiyatından Seçilmiş Beyitler (2. baskı), Önce Söz Vardı; Fıkıh, Edebiyat ve Tasavvuftan Seçmeler. İlgi alanları: Yenilik, değişim, Gelişme. Uzmanlık alanı: Proje Yönetimi.

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked (required)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Michio Kaku: “Hepimiz bilim insanı olarak dünyaya geliriz.”
ÇOCUKLAR! SOSYAL MEDYAYI KULLANMASINI BİLİYOR MUSUNUZ?
Örümcek Adamın yaratıcısı: iyi, doğru fikirlerinizden hemen vazgeçmeyin
DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR MİSİNİZ?

EVET, DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ. Nasıl mı? Değişim yapabilmek için önce onu anlamak ve inanmak gerekir: Zaman gibi, tarih de sona ermedi, olmaya, oluşmaya ve yapılmaya devam ediyor. Dünya var olduğu sürece de devam edecek. Değişime çok yakın olduğumuz, içinde yaşadığımız, hatta biz de değişime tabi olduğumuz için onu göremiyoruz. Ama görmüyoruz diye değişimi görmezlikten gelemeyiz, inkâr edemeyiz. Tıpkı dünyanın döndüğünü göremediğimiz gibi.

KEŞİF: CEZERİ’NİN OLAĞANÜSTÜ MAKİNELERİ
“Söz İncileri” Kitabından Beyitler Açıklamalarıyla birlikte 1044 beyit

Ey gönül bu aşkla bu sevda seni
Eder muhannete kul yavaş yavaş
*
Ümitleri, Hayalleri ve Korkularıyla İnsan Halleri...
Görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ...

Alev ALATLI NE DİYOR?


Helâl - Yasal kopukluğunun insanlığı getirdiği yer: Kadim değerlerle rabıtası zedelenen özgürlüklerin şerden yana bükülmesini önlemenin yollarını bulmamız gerekir. 21. y. yılın en yaman toplum projesi, helâl olanı yasal olanla örtüştürmek olsa gerektir. (A. ALATLI)

KİTAP: Önce Söz Vardı; Mantık ve Hukuk İlkeleri, Ünlü Özdeyişler, Terkipler

Ba’de harâb’il-Basra…

(Mecazi) Basra harap olduktan sonra. İş işten geçtikten sonra.

Görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ...

OSMANLI MUSİKİSİ – HASRET

Yaratılışı anlamadan varlık üzerinde fikir yürütmek yanlış, hatta fahiş sonuçlara götürebilir: Fıtrat bilgisinden mahrum olan Freud, annenin yavrusunu emzirmesini, "anneye iftira" denebilecek şekilde yorumlamıştı. Diğer taraftan fıtratı anlamak da ilim gerektirir. Bilimsel çalışma ister. Bu videoda görünen anne köpeğin davranışı sadece seyredilmeye değil, ondan çok incelenmeye değer davranış örneğidir.

VİDEO: SUYA SURET ÇİZEN ADAM
Mart 2019
P S Ç P C C P
« Şub    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Süper Ay, FOTO: YAĞIZ KARAHAN İstanbul
KAĞIT UÇAK UÇUŞU

"Kolay" deme! Basit olanı bilmeyen zor olanı öğrenemez. "Kolay"dan geçemeyen, zor olana varamaz. Her yolculuk, ilk adımla başlar...
Kağıt uçak uçuşu dünya rekorunu elinde bulunduran John Collins'in. (Harvard Üniversitesi Tasarım Mühendisliği Enstitüsü)